|
|
|
 |
SU ARITMA NEDİR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
İçilmesinde,
kullanılmasında veya çevreye bırakılmasında (atıksu) sakınca
bulunan suların, kirletici parametrelerinden arındırılmasına
"Su Arıtma" denir. |
|
|
 |
 |
 |
 |
YUMUŞAK SU AVANTAJLARI NELERDİR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Çoğu kişi temiz içme
suyunun faydalarını bilir ancak yumuşak suyun ailelere
sağlayabileceği avantajlar daha az bilinmektedir. Yumuşak suyun
yaşam kalitenizi şu şekilde geliştirir.
1.Yumuşak bir suya sahip olmak tasarruf sağlar.
Daha az sabun ve temizlik malzemesi kullanılır. Bütçenizdeki
tasarruf otomatik olarak gerçekleşir.
2.Su tesisatınız daha uzun ömürlü olur. Sert su
tesisatta mineral kalıntılarına yol açar. Yumuşak suda ise bu
kalıntılar olmaz. Su basıncı ve tazziki azalmaz. Set suda
kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına
sebep olur.
3.Su ısıtma araçları daha uzun ömürlü hale
gelir. Sert suyun bıraktığı tortu ve kireç birikintilerini
bırakmaz. Isıtıcınızda kireç kalıntıları olmadığında en az %20
enerji tasarrufu sağlar.
4.Traş yanmalarını azaltır. Yumuşak su traş
bıçağının daha kolay hareket etmesini sağlar. Traş bıçağınızın
da ömrünü uzatır.
5.Su kullanan tüm cihazların ömrü uzar. Kahve,
çay makinesından, nemlendirici buhar makinesine, tüm araçların
ömrü uzar.
6.Yumuşak suyla yapılan yemekler daha lezzetli
olur. Sertlik mineralleri yemeklerde istenmeyen bir tat verir.
Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur. |
|
|
 |
YUMUŞAK SU ÇOCUKLAR İÇİN NEDEN FAYDALIDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
1.Ciltlerinde sabun kalıntıları
kalmaz. Cildin doğal yağı minerallerle kaplanmadığı için
ciltleri daha yumuşak ve sağlıklı olur. Sert sularda sabun
çökeleği banyo veya duş sonrasında insan derisine yapışır. Deri
gözeneklerini tıkar ve saç tellerini kaplayarak sertleştirir.
Deriye yapışan bu kütle, bakteri üremesi için elverişli bir
ortam yaratır.
2.Cildi temizlemek için daha az sabuna ihtiyaç olur. Bu
özellikler daha küçük çocuklar için önemlidir. Küçük yaşlarda
ciltleri sabun ve temizlik ürünlerine karşı daha hassastır.
Yumuşak suyla az miktar sabun ve şampuan uzun süre kullanılır.
3.Saçlar sertlik veren minerallerden oluşan bir
paltoyla örtülmediğinde daha yumuşak olur ve kolay şekillenir.
Bu kolay taranmayı ve karışmamayı sağlar. |
|
|
 |
YUMUŞAK SUYUN BAŞKA NE FAYDALARI VARDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
1.Muhtemelen yumuşak su kullandığınızda fark ettiğiniz
ilk şey daha az temizlik malzemesi alıyor olmanızdır. Bulaşık
deterjanı, şampuan, çamaşır deterjanı ve sabunu daha az
kullanırsınız. Bunun sebebi yumuşak suyun çok güçlü temizleyici
bir güç olmasıdır. Daha az kullanıp daha iyi sonuç alırsınız.
Normal olarak ½ veya 2/3 daha az temizlik ürünüyle aynı hatta
daha iyi sonuç alırsınız.
2.Elbiseleriniz uzun ömürlü ve
parlak olur. Sert su mineralleri kumaşta bırakır. Bu ise onların
donuk ve kirli görünmesine sebep olur. Çamaşır makinenizde daha
uzun ömürlü olur.
3.Lekeler ve halkalar banyoda
oluşmazlar.
4.Bardak ve tabaklarda çizgiler
oluşmaz.
5.Sert suyun bıraktığı film tabakası ve sabun kalıntıları
olmadığı için kirli yerler ve duvarlar daha kolay ve hızlı
temizlenir.
6.Yumuşak suyla banyo yaptığınızda
cildiniz daha yumuşak olur. Banyodan ve duştan cildinizde gerçek
temizliği hissederek ve yenilenmiş olarak çıkarsınız. Aynı
zamanda pürüzlü ve kuru cilt özelliklerini azaltır.
7.Eğer saçınızı boyuyorsanız rengi
uzun süre parlaklığını korur. |
|
|
 |
 |
 |
 |
YUMUŞAK SU İLE YIKANIRKEN DERİ ÜZERİNDEKİ KAYGANLIĞA NE SEBEP
OLUR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Sert su normal olarak konutlarda en çok rastlanan problemdir.
Sert su, 1 GPG’nin üzerinde sertlik minerali bulunduran
sulardır. En yaygın sertlik mineralleri kalsiyum, manganez ve
magnezyumdur. |
|
|
 |
 |
 |
 |
KAYNAMIŞ SU ARINMIŞ MIDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Hayır, kaynamış su yalnızca bakterileri yok eder. Nitrat gibi
çoğu kirletici madde kaynatılarak sudan ayrılamaz. Bazı
durumlarda kaynatma işlemi suyu azalttığı için kirletici
maddelerin konsantrasyonunu arttırabilir. |
|
|
 |
 |
 |
 |
SUYUMU NASIL TEST EDEBİLİRİM ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Suyunuzun sertliğini ve özelliklerini test etmek özel analiz
yöntemleri gereklidir. Sertlik gibi parametrelerde basit bir kit
ile yapılabilirken. Detaylı analizler için laboratuar analizleri
gereklidir. Suyunuzun analizi için
FOKUS DESTEK HATTINI
(0212) 292 49 94
arayabilirsiniz. |
|
|
 |
 |
 |
 |
KLOR
SAĞLIĞA ZARARLI MIDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Klor hastalık yapıcı bakterileri yok etmek için suya konan bir
dezenfektandır. 80 yıldır klorün hastalıkları azalttığı
kanıtlanmıştır. Ancak bazı bilim adamları klorün sudaki diğer
kirletici maddeler ve organik maddelerle birleşerek kloroform
gibi tepki verdiğini düşünmektedirler. Dezenfeksiyon yan ürünü
denen bu içerik kanser gibi başka sağlık problemlerine yol
açması mümkündür.
Sudaki klor rahatsız edici
boyuttaysa FOKUS aktif karbon filtreleri suda asılı bulunan
klorü arıtmaktadır. |
|
|
 |
 |
 |
 |
SUYUM
TEMIZ VE TADI İYİ, RAHAT OLABİLİR MİYİM ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Suyun kokusu, görünüşü ve tadı onun kalitesini göstermez. Sudaki
çok sayıda problem hissedilmez ve görülmez olabilir. Emin
olmanın tek yolu onu test etmektir. Şebeke suyu kullanıyorsanız
bağlı olduğunuz kaynağın değerlerini temin edebilirsiniz. Ancak
suyun taşınması ve depolanmasından kaynaklanan problemler göz
önüne alındığında suyun test edilmesi en emin yoldur. |
|
|
 |
 |
 |
 |
TATLI
SU VE ACI SU NE DEMEKTİR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini
gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta
sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından
farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı
Su" kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular
genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS
içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda
TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda
iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir su
endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde
kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta
kullanılamaz. |
|
|
 |
 |
 |
 |
YERÜSTÜ VE YERALTI SULARI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Tatlı sular, yüzeysel su kaynakları ve yeraltı Akifelerinden
temin edilir. Yüzeysel su kaynakları, genel olarak, bulanık ve
tortuludur, ve sulama amaçlı kullanımlar dışında mutlaka
filtrasyon gereklidir. Yeraltı suları ise, çözünmüş madde
konsantrasyonu açısından oldukça zengindir. Ancak, yeraltı
suları, kalite olarak yüzeysel su kaynaklarına göre daha yüksek
vasıftadır. Yeraltı katmanları arasındaki süzülme esnasında
yüksek miktarda katı madde, çözünmüş formda yeraltı suyuna
karışır. Yeraltı sularının TDS açısından zengin olma sebebi de
budur. Yer altı sularında genelde rastlanan TDS değeri 600 – 900
mg/lt TDS’dir. |
|
|
 |
 |
 |
 |
ARITILMIŞ SU SAĞLIKLI MIDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Doğru tasarlanmış arıtma sistemlerinden geçirilmiş olan sular
elbette sağlıklıdır. Ancak, dikkat edilmeden hatalı seçilmiş
olan arıtma cihazlarından temin edilen sular zararlı olabilir ve
hatta hastalık yapabilir. Burada sorumluluk tamamıyla tasarım
mühendisine aittir. Genelde cihaz kalitesizliğinden kaynaklanan
problemler ikincil problemlerdir. Birincil problemler, yanlış
tasarımdan kaynaklanmaktadır. |
|
|
 |
 |
 |
 |
HANGİ
SU ANALİZLERİ YAPILMALIDIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Görünüm, renk, bulanıklılık, toplam sertlik, klorür, iletkenlik,
nitrit, amonyak, nitrat, demir, kurşun, mangan, alkalinite, pH,
toplam bakteri, koli form bakteri bakılması gereken
parametrelerdir. |
|
|
 |
 |
 |
 |
SUDAKİ HANGİ MADDELER HANGİ RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLUR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Arsenik: Karaciğer ve ciltte kötü huylu tümör
oluşumu, kramplar, spazmlar, sinir sistemini etkiler.
Baryum: Uzun süreli uyarıcı kas
reaksiyonları, sinir blokajı
Benzen: Kanser, lösemi, anemi
Kadmiyum: Bronşit, anemi, mide
rahatsızlıkları
Karbon Tetraklorid:
Merkezi sinir sistemi baskısı, mide, karaciğer ve böbreklerde
hasar, koma ve ölüm
Klordan: karaciğer ve
böbrek hasarı
Klorobenzen: Solunum
sisteminde iritasyon, merkezi sinir sisteminde depresyon
Kloroform: Karaciğer,
böbrek ve kalp etkileri
Kromyum: Böbrek hasarı, kanser
Bakır: Mide iritasyonu,
çocuk ve bebek ölümü, Wilson hastalığı
Dikloroetilen: mide bulantısı ve
baş dönmesi
Etilendibromid: Doğurganlığın
azalması
Florit: Yüksek dozlarda iskelet
sistemi hasarı
Heptaklor: Tümör
oluşumu
Kurşun: Sinir sisteminde,
böbreklerde, üreme sisteminde hasar.
Lindan: Kronik karaciğer hasarı,
anemi, lösemi
Merkür: Böbrek
yetmezliği, ölüm
Metilen Klorid: Zehirli
Nikel: Hiperglisemin,
mide ve sinir sistemi rahatsızlıkları
Pentaklorofenol: İştah
kaybı, solunum yetmezliği, uyuşma, koma ve ölüm
PCB: Cilt ve karaciğer
hasarı, mide bulantısı, kilo kaybı, koma, ölüm
Selenyum: Kanserojen, mukusta
tahribat
Sülfat: Laksatif etki
Tetrakloroetilen: Merkezi sinir
sistemi etkisi, uyuşma, ölüm
Toluen: Uyuşturucu etki, gözlerde
ve solunumda iritasyon
Toksafen: Akciğer hasarı
Trikloroetan: Uyuşturucu etki,
merkezi sinir sisteminde depresyon, bilinç kaybı, ölüm
Trikloroetilen: Merkezi
sinir sisteminde depresyon, koordinasyon kaybı, bilinç kaybı
Trihalometan: Kas ve
sinir sisteminde etki, bilinç kaybı
Vinilklorid: Merkezi
sinir sisteminde depresyon, görme ve işitme kaybı, ölüm
Ksilen: Mukoz yapı iritasyonu,
akciğer tıkanması, böbrek yetmezliği
Çinko: Kas sertliği ve
acı, iştah kaybı, mide bulantısı |
|
|
 |
 |
 |
 |
SUYUN DEZENFEKSİYONU NASIL YAPILIR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Suyun içindeki mikroorganizmalar yaşamın kontrolü amacıyla suyun
dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminin, bir çok
şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en yaygın olarak
klorlama ve Ultraviole dezenfeksiyon sistemleri
kullanılmaktadır.
Klor, eskiden beri en
yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun
ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanı sıra, kalıcı
etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya
karıştırıldığı anda, suyun içindeki bazı organik maddeler ve
ağır metallerle reaksiyona geçer. Tüm reaksiyonlar meydana
geldikten sonra, 0.5 mg/lt serbest bakiye klorun suda
bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizma
faaliyeti önleyecektir. Ancak klorlama yapıldıktan sonra
herhangi bir noktada, serbest bakiye klorun aktif karbon sistem
vasıtası ile sudan alınması, arıtma sistemi sonrasında suyu
mikro organizmalar kirlenmeye açık hale getirecektir. Klorlanmış
su, aktif karbon sistemden geçirilse bile, 0,1 mg/lt bakiye
klorun by-pass edilmesi tavsiye edilir.
Ancak, klorun, suyun
içindeki bir takım organik maddelerle birleşerek, insan
sağlığına zararlı kanserojen kimyasal bileşiklerin (trihalometan,
kloroform vb.) oluşumuna sebebiyet verdiği bilinmektedir. Klor
kullanımı kontrolsüz yapıldığı takdirde bu tip kimyasalların
oluşumu mümkündür. Bu sebepten dolayı, suyun dezenfeksiyonu
amacıyla değişik kimyasalların kullanımı da her geçen gün
artmaktadır. Ancak günümüzde klor halen, en sık kullanılan
dezenfektandır.
Suyun
dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise,
Ultraviole Dezenfeksiyondur. Bu yöntemde, dalga boyu 254.7
nanometre olan Ultraviole ışınımı kullanılır. Bu ışınım, suyun
içindeki mikroorganizmaların, DNA yapısında bozulmaya sebep
olup, üremeyi engeller. Ultraviole sistemler, dezenfeksiyon
amacıyla, oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu
sistemlerde dikkat edilmesi gereken konu, sistemin nihai
kullanıma mümkün olduğunca en yakın yere konmasıdır. Ayrıca,
sistemden çıkan su özellikle atmosfere açık ayrı bir üniteye
girmemeli ve bekletmeden kullanılmalıdır. Ayrıca, voltaj
düşümleri veya elektrik kesintilerinde, sistemin bir jeneratör
sistemine bağlı olması faydalı olacaktır. Sadece yüzde 10'luk
bir voltaj düşümü, sistemin etkinliğini % 20 oranında
azaltabilmektedir. Ultraviole sistemlerin, estetik olarak
görünümü bulanık olan sularda kullanılması durumunda, suyun UV
ünite öncesinde hassas partikül tutma kabiliyetine sahip tortu
filtrelerinden geçirilerek bulanıklılığının giderilmesi şarttır.
Zira, mikroorganizmalar, büyük partiküllerin ışınımı engellemesi
sonucu, UV üniteden canlı çıkabilmektedir. UV ünitelerin ayrıca
periyodik bakımı önemlidir. Senede bir kere UV lamba değişimi ve
ham su kalitesine bağlı olarak, periyodik olarak kuvars cam
temizliğinin yapılması çok önemlidir. Bu temizliğin yapılmaması,
UV ışınım etkinliğini azaltacaktır. |
|
|
 |
 |
 |
 |
ARITMA SİSTEMİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ? |
 |
|
 |
 |
 |
|
Sadece yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çok
zaman yanlış sonuçlar verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem
en iyisi anlamına gelmemektedir. Sistem ve teklif
değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan
dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki
unsurlara bağlıdır.
Seçilen su
arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına
uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite,
gereksiz yatırım ve işletme maliyeti anlamına gelir.
Ünitelerin seçimi
esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri gözönünde
bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite
istenen verimi sağlamayacaktır. Tipik bir değer olarak,
özellikle kum ve aktif karbon filtreleri için tank içindeki
hızın 20 mt/saat'i aşmaması gerekir. Aştığı durumlarda,
filtrenin ana işlevlerinden olan adsorpsiyon işlevi kaybolur ve
sadece süzme işlevi devam eder. Bunun yanısıra yatak hızının
artması, filtredeki basınç kaybının da artmasına sebep
olacaktır.
Sistem dizayn edilmeden
önce detaylı bir ham su analizinin yapılması faydalı olacaktır.
Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında
vazgeçilmez bir unsurdur.
Tüketilecek su miktarının
doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini sağlayacağı gibi,
gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlayacaktır.
Su arıtma sisteminin
montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı bir
nokta olmalıdır. |
|
|
 |
|
|
|
 |
|
|
|
|

|
WATER WORLD
HER KONUDA SİZLERİN SORULARINIZI YANITLAMAK VE SİZLERİ ARITMA
TEKNOLOJİLERİ HAKKINDA BİLGİLENDİRMEK İÇİN TELEFON VE
MAİLLERİNİZİ BEKLİYOR.. |
 |
|
|
|
(0364) 225 72 08 |
|
|
|
|
info@aritilmissu.com |
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
|